Earth is the third planet from the sun.
- Dünya güneşten sonra üçüncü gezegendir.
I rode the elevator to the third level.
- Asansörle üçüncü kata çıktım.
They sing in thirds.
The third tree from the left is my favorite.
Jones came in third.
Now put it into third.
This is a three-star hotel; three hundred dollars a night.
- Burası üç yıldızlı bir oteldir; bir gece üç yüz dolardır.
He has been in Japan for three years.
- O üç yıldır Japonya'da.