öksür

listen to the pronunciation of öksür
Турецкий язык - Английский Язык
{f} coughing

Tom couldn't stop coughing. - Tom öksürüğünü tutamadı.

She has a habit of coughing before she speaks. - Onun konuşmadan önce öksürme alışkanlığı var.

{f} cough

I'm sure that Ted's cough is due to smoking. - Ted'in öksürüğünün sigara içmekten kaynaklandığından eminim.

I have a cough and a little fever. - Benim öksürüğüm ve biraz ateşim var.