öğretmenliği

listen to the pronunciation of öğretmenliği
Турецкий язык - Английский Язык
instructorship
The office of an instructor
the term of this office
the position of instructor
{i} position or duties of an instructor
öğretmen
teacher

Yumi will become a teacher. - Yumi öğretmen olacak.

I know that you're a teacher. - Sizin bir öğretmen olduğunuzu biliyorum.

öğretmen
instructor

My driving instructor says I should be more patient. - Sürüş öğretmenim daha sabırlı olmam gerektiğini söylüyor.

I've been a ski instructor for three years. - Üç yıldır bir kayak öğretmeniyim.

öğretmen
{i} master

Newton became Warden of the Royal Mint in 1696. He became Master of the Royal Mint in 1699. - 1696'da Newton darphane müdürü oldu. 1699'da darphane öğretmeni oldu.

The teacher said that you need to master the subject. - Öğretmen konuyu öğrenmen gerektiğini söyledi.

öğretmen
beak
öğretmen
schoolteacher

You are a schoolteacher, aren't you? - Sen bir öğretmensin, değil mi?

Tom's dream is to be a schoolteacher. - Tom'un hayali bir öğretmen olmak.

öğretmen
{i} schoolmaster
ingilizce öğretmenliği
english teaching
öğretmen
preceptor
öğretmen
dominie
öğretmen
don

It's very unlikely that the teacher will believe Tom's excuse for not having his homework done on time. - Öğretmenin ev ödevini zamanında yapmadığı için Tom'un özrünü kabul etmesi çok zayıf bir olasılıktır.

Although teachers give a lot of advice, students don't always take it. - Öğretmenler bir sürü tavsiye vermelerine rağmen, öğrenciler her zaman onu almazlar.

öğretmen
educationist
öğretmen
{i} schoolmarm
öğretmen
school teacher
öğretmen
professor

The professor always teaches in jeans and a shirt. - Öğretmen derslerinde hep kot pantolon ve gömlek giyiyor.

This dictionary is a good learning tool for both students and professors. - Bu sözlük hem öğrenciler hem de öğretmenler için iyi bir öğrenme aracıdır.

öğretmen
{i} schoolmistress
öğretmen
educate
öğretmen
{i} indoctrinator
öğretmen
{i} mistress
öğretmen
governess
almanca öğretmenliği
german teaching
anaokulu öğretmenliği
kindergarden teaching
okul öğretmenliği
(Eğitim) schoolteaching
öğretmen
(bayan) instructress
öğretmen
schoolma'am
öğretmen
(kadın) preceptress
öğretmen
teacher; instructor; tutor; schoolmaster, master; schoolmistress; professor
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение öğretmenliği в Турецкий язык Турецкий язык словарь

Öğretmen
hoca

Hocasının adı neymiş? - Öğretmeninin ismi ne?

Öğretmen
muallim
öğretmen
Mesleği bir bilim dalını, bir sanatı veya teknik bilgileri öğretmek olan kimse, muallim, muallime
öğretmen
Mesleği bir bilim dalını, bir sanatı veya teknik bilgileri öğretmek olan kimse, muallim, muallime: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım bazen."- Y. Z. Ortaç