The highest scoring team will win the match.
The scoring of a tennis match is overseen by a single referee.
Believe it or not, I can actually draw.
- İster inanın ister inanmayın, ben aslında resim çizebilirim.
There were some guests waiting in the drawing room.
- Çizim odasında bekleyen bazı misafirler vardı.
Cross out all the wrong answers.
- Tüm yanlış cevapların üstünü çiz.
Cross out the incorrect words.
- Yanlış kelimeleri çiziniz.
She watched him drawing a picture.
- O, onun bir resim çizişini izledi.
She is drawing a picture.
- O, bir resim çiziyor.
Mary could not turn away from the picture of Sleeping Beauty that Tom had drawn.
- Mary Tom'un çizdiği Uyuyan Güzel resmine bakmaktan kendini alamadı.
The picture of Mary that Tom had drawn took John's breath away.
- Tom'un çizdiği Mary'nin resmi John'un soluğunu kesti.
I think they're plotting something.
- Sanırım onlar bir şey çiziyorlar.