Mektup bir hafta civarında varacak.
- The letter will arrive in a week or so.
Neden altı civarında uğramıyorsun?
- Why don't you come over around six or so?
Yaklaşık yirmi dakika içinde döneceğim.
- I'll be back in twenty minutes or so.
Sen onu yaklaşık bin yene alabilirsin.
- You can buy it for a thousand yen or so.
Bir pizza falan sipariş edebiliriz.
- We could order a pizza or something.
Öğle yemeğin için bir sandviç falan hazırlayacağım.
- I'll fix a sandwich or something for your lunch.
It was about half full or so.