Tekrarlanan suçları onu mahkemeye getirdi.
- His repeated delinquencies brought him to court.
Lincoln sözlerini tekrarladı.
- Lincoln repeated the words.
Tom büyük olasılıkla bu hatayı tekrarlamaz.
- Tom won't likely repeat that mistake.
Tom'un kendisi tekrarlamaktan hoşlanmaz.
- Tom doesn't like to repeat himself.
Geç karar vermesiyle ünlüdür.
- He has a reputation for taking a long time to make a decision.
Çok sayıda bilim adamı eksantrik olma ününe sahiptir.
- Many scientists have the reputation of being eccentric.
O skandal onun şöhretine mal oldu.
- That scandal cost him his reputation.
Kaybedecek bir şöhretin yoksa,özgür bir şekilde yaşarsın.
- You live freely if you haven't a reputation to lose.