quickly; unexpectedly

listen to the pronunciation of quickly; unexpectedly
İngilizce - Türkçe

quickly; unexpectedly teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

like that
bunun gibi

Bunun gibi bir şey yapmalıyız. - We should make something like that.

Biraz şekerleme ve bunun gibi, ben bir papatya gibi tazeyim. - A little nap and, just like that, I'm as fresh as a daisy.

like that
öyle

Herhangi birinin öyle bir şey söylediğini asla duymadım. - Never have I heard anyone say a thing like that.

Ben asla öyle bir şey söylemezdim. - I would never say anything like that.

like that
o şekilde

Onu o şekilde bırakmak ister misin? - Do you want to leave it like that?

Karlı bir yolda direksiyonu o şekilde çevirirsen, kayarsın. - If you whip the steering wheel around like that on a snowy road, the car is going to go into a slide.

like that
şöyle
like that
böyle

Sen benimle nasıl böyle konuşabilirsin? - How dare you speak to me like that?

Böyle bir şeyi kim yapardı? - Who would do something like that?

İngilizce - İngilizce
like that

He was playing in the yard and, then, like that, he was gone.