Dün bir yabancı bana telefon etti.
- A stranger phoned me yesterday.
Londra'ya gittiğinden beri telefon etmedi.
- She hasn't phoned since she went to London.
Aradığı o kişi kimdi?
- Who was it that he phoned?
O istasyona varır varmaz, annesini aradı.
- The moment she arrived at the station, she phoned her mother.
Telefon numaranı biliyor mu?
- Does she know your phone number?
Telefonu kullanabilmek için benden izin istedi.
- She wanted my permission to use the phone.
Dün bir yabancı bana telefon etti.
- A stranger phoned me yesterday.
Bugün ona telefon etmeyi unuttum.
- I forgot to phone her today.
Tom'un neden Mary'ye telefon etmek istediğini anlıyorum.
- I understand why Tom would want to phone Mary.
Ben ona telefon etmek üzereyken, ondan bir mektup geldi.
- Just when I was about to phone her, a letter arrived from her.