on a vehicle or vessel; aboard

listen to the pronunciation of on a vehicle or vessel; aboard
İngilizce - Türkçe

on a vehicle or vessel; aboard teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

on board
trene
on board
uçağa

O, uçağa binmeden önce bana el salladı. - She waved at me before she got on board the plane.

Onlar uçağa ayak bastılar. - They stepped on board the airplane.

on board
gemiye

Bayanlar ve baylar, gemiye hoş geldiniz. - Ladies and gentlemen, welcome on board.

Onlar gemiye bindiler. - They went on board the ship.

on board
uçakta

Uçaktaki herkes güvendeydi. - Everyone on board was safe.

Uçak patladı ve okyanusa düştü ve uçaktaki herkes öldü. - The plane exploded and plunged into the ocean, killing all the people on board.

on board
yerleşik
on board
trende
on board
gemide

Gemide epeyce yolcu vardı. - There were quite a few passengers on board.

Gemide epeyce yolcu vardı. - There were quite a few passengers on board the ship.

İngilizce - İngilizce
on board