Sami'nin köpeği bir şeyi kokluyor. - Sami's dog smelt something.
Sami'nin köpeği bir şeyi kokluyor.
Sami's dog smelt something.
O, kapıyı açar açmaz yanan bir şeyin kokusunu aldı. - The instant he opened the door, he smelt something burning.
O, kapıyı açar açmaz yanan bir şeyin kokusunu aldı.
The instant he opened the door, he smelt something burning.
... Whether it be smell, or being even edible, or the sound, ...