Biz içeride kahvaltı ediyoruz.
- We are eating breakfast indoors.
Ben içeride kalmayı tercih ederim.
- I prefer to stay indoors.
Büyük ebeveynlerimin dahili su tesisatı yoktu.
- My grandparents didn't have indoor plumbing.
Tom kesinlikle kapalı yerlerde çok zaman harcıyor.
- Tom certainly spends a lot of time indoors.
Ben kapalı yerde vakit geçirmeyi tercih ederim.
- I prefer spending time indoors.