more young, not so old, more weak

listen to the pronunciation of more young, not so old, more weak
İngilizce - Türkçe

more young, not so old, more weak teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

younger
daha genç

O, ondan iki yaş daha gençtir. - She's two years younger than him.

Manzara beni daha genç günlerime geri götürdü. - The scenery carried me back to my younger days.

younger
{s} küçük

O, benden beş yaş küçük. - She is five years younger than me.

Küçük erkek kardeşim TV izliyor. - My younger brother is watching TV.

younger
(sıfat) küçük
İngilizce - İngilizce
{a} younger