many happy returns: see return in so many words: see word

listen to the pronunciation of many happy returns: see return in so many words: see word
İngilizce - Türkçe

many happy returns: see return in so many words: see word teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

word-self">word-self">many
birçok

Londra'da birçok güzel park vardır. - There are many beautiful parks in London.

Birçok Asyalının ortak dili İngilizce'dir. - The common language of many Asians is English.

word-self">word-self">many
çok

Konserde çok fazla kişi vardı. - There were too many people at the concert.

Politik dünyada pek çok düşmanı var. - He has many enemies in the political world.

word-self">word-self">many
{i} bir çoğu

Takuboku'nun şiirlerini bir çoğunu ezbere öğrendim. - I learned many of Takuboku's poems by heart.

word-self">word-self">many
{s} bir yığın

O bir yığın dil konuşmaz. - She does not speak many languages.

Gemide bir yığın fare var. - There are many rats on the ship.

word-self">word-self">many
a good many birçok
word-self">word-self">many
{s} bir hayli

Bir çekirge ve bir hayli karınca bir tarlada yaşadı. - A grasshopper and many ants lived in a field.

Bir hayli üyemiz var. - We have many members.

word-self">word-self">many
çoğu zaman

Bu kabilenin atasal ayinlerinin çoğu zamanla kaybedilmiştir. - Many of the ancestral rites of this tribe have been lost over time.

word-self">word-self">many
a great many pek çok
word-self">word-self">many
many a time çok kere
word-self">word-self">many
rengarenk
word-self">word-self">many
kanşık
word-self">word-self">many
sürüsüne bereket
word-self">word-self">many
{i} birçoğu

Birçoğu sömürgeciliğin egemenliği altında uzun bir süre baskı ve sefaletten çekmiştir. - Many have suffered oppression and misery for a long period of time under the rule of colonialism.

Birçoğumuz yorgunduk. - Many of us were tired.

word-self">word-self">many
kaç

O otobüs günde kaç kez çalışır? - How many times a day does that bus run?

Kaç tane çocuğun var? - How many kids do you have?

word-self">word-self">many
çoğu

Çoğu hastalık yoksulluktan sonuçlanır. - Many diseases result from poverty.

Onunla karşılaşmadan önce, Pizzaro adamlarının ve silahlarının çoğunu kasaba yakınında sakladı. - Before meeting him, Pizzaro hid many of his men and guns near the town.

word-self">word-self">many
adl

Tom adlı kaç tane çocuk, sizin sınıfınızdadır? - How many kids named Tom are in your class?

Tom adlı kaç kişiyi tanıyorsun? - How many people do you know named Tom?

İngilizce - İngilizce
many