Camping is impossible where there is no water.
- Su olmayan bir yerde kamp yapmak imkansızdır.
One of Tom's favorite things to do is camping.
- Tom'un en sevdiği şeylerden biri kamp yapmaktır.
I should've gone camping with you guys last weekend.
- Geçen hafta sonu siz arkadaşlarla kamp yapmaya gitmeliydim.
Tom decided that it wouldn't be much fun to go camping alone.
- Tom tek başına kamp yapmaya gitmenin eğlenceli olmayacağına karar verdi.
Tom likes camping on the beach.
- Tom sahilde kamp yapmayı sever.
We camped there over the holiday.
- Tatil boyunca orada kamp yaptık.
You probably wouldn't like going camping with me. You're wrong. In fact, I think I'd like that very much.
- Büyük olasılıkla benimle birlikte kamp yapmaya gitmek istemezsin. Yanılıyorsun. Aslında, onu çok fazla sevdiğimi düşünüyorum.
Tom likes camping on the beach.
- Tom sahilde kamp yapmayı sever.