junior; of an inferior in age

listen to the pronunciation of junior; of an inferior in age
İngilizce - Türkçe

junior; of an inferior in age teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

younger
daha genç

John Bill kadar yaşlı değil; çok daha genç. - John is not as old as Bill; he is much younger.

O, ondan iki yaş daha gençtir. - She's two years younger than him.

younger
{s} küçük

Sam Tom'dan iki yaş küçük. - Sam is two years younger than Tom.

O, benden beş yaş küçük. - She is five years younger than me.

younger
(sıfat) küçük
İngilizce - İngilizce
{s} younger