Onun akademik başarıları etkileyicidir.
- His academic achievements are impressive.
Sergi çok etkileyiciydi.
- The exhibition was very impressive.
Ben gerçekten onları hayran bırakmak istiyorum.
- I really want to impress them.
Ben gerçekten onu hayran bırakmak istiyorum.
- I really want to impress him.
Tom babasını etkilemek için çok çalışıyor.
- Tom has been trying hard to impress his father.
Herkesi etkilemek istiyorum.
- I want to impress everyone.
Öyle bir yer gerçekten cazip değildir.
- A place like that is not really appealing.
O gerçekten cazip geliyor.
- That sounds really appealing.
Japon öğrencilerinin genel kültür bilgisinden etkilendim.
- I was impressed by the general knowledge of Japanese students.
Adayı her ziyaret edişimde, doğanın güzelliğinden etkilendim.
- Whenever I visited the island, I was impressed with the beauty of nature.
Bence o gerçekten albenilidir.
- I think that's really appealing.
Onu daha güzel ve çekici yapmak için dili aklamak mümkündür.
- It is possible to launder language to make it more appealing and uplifting.
Çok çekici görünmüyor.
- It doesn't sound too appealing.
Onu daha güzel ve çekici yapmak için dili aklamak mümkündür.
- It is possible to launder language to make it more appealing and uplifting.
Manzaradan derinden etkilendim.
- I was deeply impressed by the scenery.
Sergi çok etkileyiciydi.
- The exhibition was very impressive.
O çağlayanlar etkileyici bir şekilde büyüktür.
- Those rapids are impressively large.
You impressed me with your command of Urdu.
Such admonitions, in the English of the Authorized Version, left an indelible impress on imaginations nurtured on the Bible .
We impressed our footprints in the wet cement.
That first view of the Eiger impressed itself on my mind.
The liner was impressed as a troop carrier.
Henderson impressed in his first game as captain.
... Very impressive. ...
... although impressive in southeast amongst interior remains pleasantly simple ...