Select Keyboard: Türkçe ▾ X
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
|
Avustralya çok miktarda yün ihraç etmektedir.
- Australia exports a lot of wool.
Ne ihraç etmek istiyorsunuz?
- What would you like to export?
Ben bir kokain ihracatçısıyım.
- I'm a cocaine exporter.
Amerika Birleşik Devletleri dünyanın önde gelen pamuk ihracatçısıdır.
- The United States is the world's leading cotton exporter.
Silah ihracatına izin verilmedi.
- The export of arms was not allowed.
İhracaat vergilerini düşürme müzakerelerimiz büyük bir başarısızlıkla sonuçlandı..
- Our negotiations to lower export taxes suffered a big setback.
Tom JPEG dosyaları nasıl ihraç edeceğini bulamadı.
- Tom couldn't figure out how to export JPEG files.
Avustralya çok miktarda yün ihraç etmektedir.
- Australia exports a lot of wool.
Ne ihraç etmek istiyorsunuz?
- What would you like to export?
Avustralya çok miktarda yün ihraç etmektedir.
- Australia exports a lot of wool.
İhracat işi iyi yapılmıyor.
- The export business isn't doing well.
Silah ihracatı yasaklandı.
- The export of arms was prohibited.
Malları gizlice ihraç etmeye devam ettiler.
- They continued to export goods secretly.
Avustralya çok miktarda yün ihraç etmektedir.
- Australia exports a lot of wool.
You will be exported from the club if you continue this behaviour.
Oil is the main export of Saudi Arabia.
Japan exports electronic goods throughout the world.
... And that's creating jobs. That means those cars can be exported, ‘cause that's the ...
... was exported out as a not-for-profit. ...