ev sahibi

listen to the pronunciation of ev sahibi
Türkçe - İngilizce
host

Our host offered us a drink. - Ev sahibimiz bize bir içki önerdi.

He thanked his host for a most enjoyable party. - O, en hoş bir parti için, ev sahibine teşekkür etti.

landlord

Tom was happy that his landlord lowered the rent. - Tom onun ev sahibi kirayı düşürdüğü için mutlu oldu.

They say the landlord used to be well off. - Dediklerine göre ev sahibinin zamanında hali vakti yerindeymiş.

1. host. 2. landlord
householder
homeowner

She's a homeowner, recently got married. - O bir ev sahibi, son zamanlarda evlendi.

The angry homeowner wanted his house repainted. - Kızgın ev sahibi evini yeniden boyatmak istedi.

home owner
landlady
house holder
a) host b) landlord
evsahibi
{i} landlord
evsahibi
landlady
evsahibi
Host

Brazil is the host of the 2016 Summer Olympic Games. - Brezilya 2016 Yaz Olimpiyat Oyunları'nın evsahibidir.

evsahibi
houseowner
evsahibi
household
evsahibi
householder
ev sahip
host

How many times has Japan hosted the Olympics? - Japonya Olimpiyatlara kaç kez ev sahipliği yaptı?

Who will host the party? - Partiye kim ev sahipliği yapacak?

ev sahip
householder
Türkçe - Türkçe
Evi veya konutu yasalara göre tasarrufu altında bulunduran, evin sahibi olan kimse, mülk sahibi