Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

zumessen

listen to the pronunciation of zumessen
English - Turkish

Definition of zumessen in English Turkish dictionary

dosing
dozaj
dosing
dozajlama
dosing
(Biyoloji) düzem
dosage
dozaj

İlaç işe yaramıyorsa belki dozajı yükseltmeliyiz. - If the medicine isn't working, maybe we should up the dosage.

Onlar Tom'un dozajını arttırdılar. - They've increased Tom's dosage.

dosage
(Askeri) DOZAJ: Bir insan veya hayvanın maruz kaldığı radyasyonun, maruz kalma süresi ile çarpılmış toplam yoğunluğu. Bak. "radiation dosage" ve "vapor dosage"
dosage
{i} doz ayarlama
dosage
kuvvet veya lezzet vermek için şaraba şeker
dosage
{i} azıcık şey
dosage
yaşa göre miktar tayini
dosage
(Tıp) n.Bir içimlik ilaç tertibi, dozaj, ilacın belirli miktara göre verilmesi
dosage
ilâcın belirli miktarda verilmesi
dosage
b katılması
dosage
düzem
dosage
alkol v
dosage
{i} bir parça
dosage
{i} doz

Onlar Tom'un dozajını arttırdılar. - They've increased Tom's dosage.

İlaç işe yaramıyorsa belki dozajı yükseltmeliyiz. - If the medicine isn't working, maybe we should up the dosage.

mete out
dağıtmak