These are our visitors.
- Bunlar bizim ziyaretçilerimiz.
We had unexpected visitors.
- Beklenmedik ziyaretçilerimiz vardı.
Switzerland is a very beautiful country and well worth visiting.
- İsviçre, çok güzel bir ülkedir ve ziyaret edilmeye değerdir.
I haven't visited the headquarters of Twitter.
- Twitter'ın genel merkezini ziyaret etmedim.
He looks forward to having 200 visitors.
- O, 200 ziyaretçinin gelmesini bekliyor.
We had unexpected visitors.
- Beklenmedik ziyaretçilerimiz vardı.
Sami arrived for his visitation day.
- Sami ziyaret günü için geldi.
While she was staying in Japan, she often visited Kyoto.
- O, Japonya'da kalıyorken sık sık Kyoto'yu ziyaret etti.
She visits him quite often, but never stays very long.
- O, sık sık onu ziyaret eder, ancak asla uzun kalmaz.
I don't like visiting big cities.
- Büyük şehirleri ziyaret etmekten hoşlanmam.
Switzerland is a very beautiful country and well worth visiting.
- İsviçre, çok güzel bir ülkedir ve ziyaret edilmeye değerdir.
Susie sometimes visits her father's office.
- Susie bazen babasının ofisini ziyaret eder.
He sometimes visits me.
- Beni bazen ziyaret eder.
May I call on you some day?
- Ben, bir gün sizi ziyaret edebilir miyim?
I call on him sometimes.
- Ben bazen onu ziyaret ederim.