zapfenstreich (signal für das ende der ausgehzeit)

listen to the pronunciation of zapfenstreich (signal für das ende der ausgehzeit)
English - Turkish

Definition of zapfenstreich (signal für das ende der ausgehzeit) in English Turkish dictionary

tattoo
{i} dövme

Japonya'da, eğer bir dövmen varsa, kaplıcaların birçoğunda yıkanmana izin verilmeyeceğini biliyor muydun? - Did you know that in Japan, if you have a tattoo, you won't be allowed to bathe in many of the hot spring resorts?

Şu ana kadar dövme yaptırmayı düşündünüz mü? - Would you ever consider getting a tattoo?

curfew
sokağa çıkma yasak
curfew
{i} yat borusu

Ben bir yat borusuna sahip değilim. - I don't have a curfew.

curfew
sokağa çıkma yasağı

Şehirde sokağa çıkma yasağı konuldu. - A curfew was imposed on the city.

Sokağa çıkma yasağı akşam 7.00'de başlar. - The curfew begins at 7:00 p.m.

tattoo
{i} parmaklarıyla tıkırdatma
tattoo
dövme yaptırmak

Tom göğsünde bir dövme yaptırmak istedi. - Tom wanted to get a tattoo on his chest.

Tom göğsünde bir dövme yaptırmak istemedi. - Tom didn't want to get a tattoo on his chest.

curfew
{i} karartma zili
curfew
eski zamanlarda gece ışıkları ve ateşi mecburi söndürme zamanı
curfew
bu saati bildiren çan sesi
curfew
{i} karatma zamanı
tattoo
bando gösterisi
tattoo
{i} askeri geçit
tattoo
vücuda dövme yapmak
tattoo
{i} trampet çalma
tattoo
parmaklarla masayı tıkırdatmak
tattoo
trampet sesi
tattoo
(isim) dövme, koğuş borusu, trampet, trampet çalma, parmaklarıyla tıkırdatma, askeri geçit
German - English
taps (call as notice to go to quarters)
last post
curfew
tattoo