zapfenstreich (signal für das ende der ausgehzeit)

listen to the pronunciation of zapfenstreich (signal für das ende der ausgehzeit)
English - Turkish

Definition of zapfenstreich (signal für das ende der ausgehzeit) in English Turkish dictionary

tattoo
{i} dövme

Tom'un sağ kolunda bir kartal dövmesi vardı. - Tom had an eagle tattooed on his right arm.

Tom'un kolunda bir kalp dövmesi vardı. - Tom had a heart tattooed on his arm.

curfew
sokağa çıkma yasak
curfew
{i} yat borusu

Ben bir yat borusuna sahip değilim. - I don't have a curfew.

curfew
sokağa çıkma yasağı

O, sokağa çıkma yasağından sonra dışarıda olduğu için göz altına alındı. - He was given a detention for being out after curfew.

Sokağa çıkma yasağın ne zaman? - What time is your curfew?

tattoo
{i} parmaklarıyla tıkırdatma
tattoo
dövme yaptırmak

Tom göğsünde bir dövme yaptırmak istemedi. - Tom didn't want to get a tattoo on his chest.

Ne tür dövme yaptırmak istiyorsun? - What kind of tattoo do you want to get?

curfew
{i} karartma zili
curfew
eski zamanlarda gece ışıkları ve ateşi mecburi söndürme zamanı
curfew
bu saati bildiren çan sesi
curfew
{i} karatma zamanı
tattoo
bando gösterisi
tattoo
{i} askeri geçit
tattoo
vücuda dövme yapmak
tattoo
{i} trampet çalma
tattoo
parmaklarla masayı tıkırdatmak
tattoo
trampet sesi
tattoo
(isim) dövme, koğuş borusu, trampet, trampet çalma, parmaklarıyla tıkırdatma, askeri geçit
German - English
taps (call as notice to go to quarters)
last post
curfew
tattoo