Sakıncası yoksa ofisime nasıl girdiğini bana söyler misin?
- Would you mind telling me how you got into my office?
Affedersiniz, sakıncası yoksa bunu yineleyebilir misiniz?
- Excuse me, would you mind repeating that?
Sigara içmemin sizce bir sakıncası var mı?
- Would you mind if I smoked?
Sizinle oturmamın sizce bir sakıncası var mı?
- Would you mind if I sit with you?
Sizin sayfanızdan bizim kurumsal sitemize bir köprü yapar mısınız?
- Would you please make a hyperlink to our corporate site from your page?
Siz bana bir iyilik yapar mısınız?
- Would you do me a favour?
Lütfen bana yardım eder misiniz?
- Would you please help me?
Garajı temizlemem için bana yardım eder misiniz?
- Would you be willing to help me clean the garage?
Size katılmamın bir sakıncası var mı?
- Would you mind if I join you?
Birlikte gelmemin bir sakıncası var mı?
- Would you mind if I came along?
... then you would you be able to communicate with anyone ...
... And in places you would see rafts of black volcanic rock. ...