yatmaya gitmek

listen to the pronunciation of yatmaya gitmek
Turkish - English
go to bed

She was about to go to bed when someone knocked on the door. - Birisi kapıyı çaldığında o yatmaya gitmek üzereydi.

I was about to go to bed when the phone rang. - Telefon çaldığında yatmaya gitmek üzereydim.

to go to bed, to retire
retire
retire to rest
retire for the night
(Argo) crawl in
(Argo) hit the sack
(Argo) bed

She was about to go to bed when someone knocked on the door. - Birisi kapıyı çaldığında o yatmaya gitmek üzereydi.

It's too early to go to bed. - Yatmaya gitmek için çok erken.

(Argo) sack out
(Argo) turn in
go to sleep

I have to go to sleep. - Yatmaya gitmek zorundayım.