yalatmak

listen to the pronunciation of yalatmak
Turkish - English
Have someone lick something
to have (someone, an animal) lick (someone, something)
yala
{f} licking

Life is like licking honey off a cactus. - Hayat bir kaktüsten bal yalamak gibidir.

Kissing a smoker is like licking an ashtray. - Bir sigara içenle öpüşmek bir kül tablasını yalamak gibi bir şeydir.

yala
lick out
yala
lick off
yala
lick up
yala
{f} lick

You must absolutely not lick the floor. - Kesinlikle zemini yalamamalısın.

The puppy licked her on the cheek. - Köpek yavrusu onu yanağından yaladı.

yalatma
suck-up
Turkish - Turkish
Yalamak işini yaptırmak
yalatma
Yalatmak işi