Şüphesiz haberi duydun.
- Doubtless you have heard the news.
Şüphesiz onun yokluğunun farkındasın.
- You are doubtless aware of his absence.
Tom kuşkusuz geç kalacak.
- Tom will doubtless be late.
O kuşkusuz geç kalacak.
- He will doubtless be late.
Şüphesiz o, sınavda başarılı olacak.
- He will without doubt succeed in the exam.
Hiç şüphesiz, büyüleyici bir andı bu.
- That was without doubt a magical moment.
O kuşkusuz dünyadaki en başarılı yönetmen.
- He is without doubt the most successful movie director in the world.