O, her zamanki gibi geç geldi.
- He came late as usual.
Onlar her zamanki gibi geç kaldılar.
- They're late, as usual.
Her zaman olduğu gibi geç kaldılar.
- They're late, as usual.
Hiç söylemeye gerek yok, her zaman olduğu gibi Judy geç geldi.
- Needless to say, Judy came late as usual.
Tom her zamanki gibi erkenden kalktı.
- Tom rose early as always.
O, her zamanki gibi geç kalmıştı.
- He was late, as always.
My father is as busy as ever.
- Mein Vater ist so beschäftigt wie immer.
He is as healthy as ever.
- Er ist wie immer wohl auf.