Kötü hava yüzünden, o gelemedi.
- Because of the bad weather, he couldn't come.
Posta grev yüzünden ertelendi.
- The mail is delayed because of the strike.
Hastalık nedeniyle partiye gidemedim.
- I could not go to the party because of illness.
Ben, bir trafik sıkışıklığı nedeniyle toplantıya geç kaldım.
- I was late for the meeting because of a traffic jam.
O, atmosferdeki karbon dioksit miktarlarının artmasından dolayı Dünyanın ısınmasını tanımlamak için kullanılan bir terimdir.
- It is a term used to describe the warming of the earth due to increasing amounts of carbon dioxide in the atmosphere.
Dün Japonya'da bir sürü bina deprem dolayısıyla yıkıldı.
- A lot of buildings collapsed in Japan due to the earthquake yesterday.
Japonya'nın dış yardımları yurttaki ekonomik yavaşlamadan dolayı kısmen azalıyor.
- Japan's foreign aid is decreasing in part because of an economic slowdown at home.
Gürültüden dolayı uyuyamıyoruz.
- We can't sleep because of the noise.
Onun başarısı çoğunlukla iyi şansa bağlıydı.
- His success was mostly due to good luck.