während {prp

listen to the pronunciation of während {prp
English - Turkish

Definition of während {prp in English Turkish dictionary

during
{e} boyunca

Ben yaz boyunca amcamın evinde kaldım. - I stayed at my uncle's during the summer.

Roger bulabildiği herhangi bir işte gün boyunca çalıştı. - Roger worked at any job he could find during the day.

during
süresince

Kıtlık süresince birçok köylü öldü. - Many peasants died during the drought.

Ders süresince telefonu çaldı. - Her cellphone rang during class.

during
sırasında

Yaz tatili sırasında sadece dinleneceğim. - I'm just going to rest during the summer vacation.

Ders sırasında Japonca konuşmamalısınız. - You must not speak Japanese during the class.

during
{e} esnasında

Yirmili yaşlarda birçok geç kadın yaz tatilleri esnasında yurt dışına gitmeyi planlıyorlar. - Many young women in their 20s plan to go abroad during their summer holidays.

O, yolculuğu esnasında bir günlük tuttu. - He kept a diary during the trip.

during
{e} boyunca, süresince, esnasında, zarfında, -de
during
müddetince
during
sürece
during
{e} iken
for
süresince

İki saat süresince karın içinde otobüsü bekledim. - I waited for the bus in the snow as long as two hours.

during
süresinde
during
müddetçe
for
(Bilgisayar) bu öğe için
during
during esnasında
during
de
during
edat esnasında
for
{e} karşı

Herkesin, hiçbir fark gözetilmeksizin, eşit iş karşılığında eşit ücrete hakkı vardır. - Everyone, without any discrimination, has the right to equal pay for equal work.

Biriyle ilk defa karşılaştığında,konuşmayı hafif sürdür. - When meeting a person for the first time, keep the conversation light.

German - English
throughout
during
for