umgekommen

listen to the pronunciation of umgekommen
English - Turkish

Definition of umgekommen in English Turkish dictionary

wasted
heba olmuş
wasted
heba olmak
wasted
çarçur edilmiş
wasted
ziyan edilmiş
wasted
boşa harcanmış

Kahkaha olmayan bir gün, boşa harcanmış bir gündür. - A day without laughter is a day wasted.

Güneşe göre bir evin yönünü değiştirerek evi ısıtmak ya da soğutmak için gerekli ya da boşa harcanmış enerjinin yüzde otuzunu tasarruf edebilirsiniz. - By simply changing the orientation of a house in relation to the sun, you can save up to thirty percent of the energy required or wasted for heating or cooling it.

wasted
{f} boşa harca

Bence zamanınızdan yeterince boşa harcadık. - I think we've wasted enough of your time.

Onu okuyarak zamanımı boşa harcamamalıydım. - I shouldn't have wasted my time reading that.

wasted
(deyim) 1. Uyuşturucu madde etkisi altında 2. Kötü şekilde yaralanmış*
perished
mahvol/mahvet/öl
perished
(sıfat) mahvolmuş
perished
soğuk/üşümüş
perished
{s} mahvolmuş
wasted
{s} (hastalıktan/açlıktan) eriyip bitmiş
wasted
boşa harca
wasted
{s} ziyan edilmiş, heba olmuş, boşa gitmiş; israf edilmiş, çarçur edilmiş
German - English
gone to waste
wasted
perished