Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

truly; in fact; actually

listen to the pronunciation of truly; in fact; actually
English - Turkish

Definition of truly; in fact; actually in English Turkish dictionary

indeed
aslında

Aslında bir pınar vardı, ama kurumuştu. - There was a spring indeed, but it was dry.

Irkçı değilim, ama ile başlayan her cümle aslında büyük ihtimalle çok ırkçıdır. - Every sentence that starts with I'm not racist, but is likely to be very racist indeed.

indeed
Yok canım
indeed
indeed Elbette
indeed
ünlem hakikaten
indeed
gerçeği söylemek gerekirse
indeed
doğrusu

Doğrusu çok şey biliyorsunuz ama onları öğretmede iyi değilsiniz. - Indeed you know a lot of things, but you're not good at teaching them.

Doğrusunu söylemek gerekirse, o, dilini koparabilirdi. - Indeed, he could have bitten off his tongue.

indeed
doğrusu istenirse
indeed
gerçekte

Hayat gerçekten de iyi bir şeydir. - Life is indeed a good thing.

Ben ırkçı değilim, ama ile başlayan her cümlenin gerçekten çok ırkçı olması muhtemeldir. - Every sentence that starts with I'm not racist, but is likely to be very racist indeed.

indeed
gerçekten

Hayat gerçekten de iyi bir şeydir. - Life is indeed a good thing.

Gerçekten çok genç ama yaşına göre çok tecrübeli. - Indeed he is young, but he is well experienced for his age.

indeed
hakikaten
indeed
cidden
indeed
sahiden
indeed
(ünlem) Öyle mi? ; No,indeed! Hiç de öyle değil. Yok canım. Yes, indeed ! Elbette
indeed
(ünlem) Hakikaten, gerçekten, doğrusu
indeed
ünlem Öyle mi? No
indeed
indeed! Hiç de öyle değil
English - English
indeed