The total is approximately ten thousand dollars.
- Toplamı yaklaşık on bin dolar.
There are three primary colours and nine secondary colours for a total of twelve colours.
- On iki rengin bir toplamı için üç ana renk ve dokuz ikinci derecede renk vardır.
Tomorrow's total eclipse of the sun will be visible from the southern hemisphere.
- Yarının toplam güneş tutulması, güney yarımküreden görünür olacaktır.
Tom calculated that the total would be over 900 dollars.
- Toplamın 900 doların üzerinde olacağını hesapladı.
The sum of two plus three plus four is nine.
- 2+3+4' ün toplamı dokuzdur.
The square of the hypotenuse is equal to the sum of the squares of the other two sides.
- Hipotenüsün karesi diğer iki kenarın kareleri toplamına eşittir.
The whole is greater than the sum of the parts.
- Bütün, parçaların toplamından daha büyüktür.
Our total debts amount to ten thousand dollars.
- Bizim toplam borcumuz on bin dolar tutuyor.
The total amounted to 100 dollars.
- Toplam 100 dolara ulaştı.
The total population of the country is 300 million.
- Ülkenin toplam nüfusu 300 milyondur.
He travels about the world gathering facts about little known countries.
- O, az bilinen ülkeler hakkındaki gerçekleri toplamak için dünyayı dolaşıyor.
There are about a thousand students in all.
- Toplam olarak yaklaşık bin öğrenci var.
The group consists of 50 students in all.
- Grup toplam 50 öğrenciden oluşmaktadır.
What is the total number of students?
- Öğrencilerin toplam sayısı nedir?
He's not smart enough to add numbers in his head.
- Kafasından toplama yapabilecek kadar zeki değildir.
The total comes to 3,000 yen.
- Toplam 3000 yene varıyor.
Tomorrow's total eclipse of the sun will be visible from the southern hemisphere.
- Yarının toplam güneş tutulması, güney yarımküreden görünür olacaktır.