Onunla konuşmaya çalıştığımda, ben her zaman kekelemekten ya da aptalca bir şey yapmaktan daha fazlasını yapamayacak kadar kendimi çok utangaç buldum.
- When I tried to speak to her, I always found myself too shy to do more than stammer or say something stupid.
Söylenemeyecek kadar aptalca olan her şey söylenir.
- Everything too stupid to say is sung.
Söylenemeyecek kadar aptalca olan her şey söylenir.
- Everything too stupid to say is sung.
Ona inanman aptallıktır.
- It is stupid of you to believe in him.
Öğretmenine salakça sorular sordu.
- He asked his teacher stupid questions.
Katıksız salak mısın?
- Are you fucking stupid?
Ergenler birçok ahmakça şeyler yaparlar.
- Teenagers do a lot of stupid things.
Sana inanacak kadar ahmak değilim.
- I'm not stupid enough to believe you.
Onun söylediği kısa ve isabetliydi.
- What he said was brief and to the point.
Onun açıklaması tam isabetliydi.
- Her explanation was to the point.
Onun konuşması tam yerindeydi.
- His speech was to the point.
His letter was short and to the point.