Polisler binayı çevirdi.
- The police have surrounded the building.
Onların onun etrafını çevirdiğini gördüm.
- I saw them surrounding him.
O kalabalık tarafından kuşatılmıştı.
- He was surrounded by the crowd.
Düşman yüzler tarafından kuşatıldığımı görüyorum.
- I see that I am surrounded by hostile faces.
Brown etrafının çevrildiğini gördü.
- Brown saw that he was surrounded.
Evin etrafını çevirttik.
- We've got the house surrounded.
Kısa sürede yeni çevreye alıştı.
- He soon got used to the new surroundings.
Çevreleyen tepeler kasabayı korudu.
- The surrounding hills protected the town.
and this way they get rid of those grand and stubborn opinions that surround them.
... and they're being sold in all my list or surround the world's end with the city ...
... the palace overlooks the boss for a second faces the gala to surround ...