O, öğretmenlik kadrosundadır.
- She is on the teaching staff.
Bill yazı işleri kadrosunda.
- Bill is on the editorial staff.
O restorandaki personeli bize çok iyi bir izlenim verdi.
- The staff in that restaurant gave us a very good impression.
Personel toplantıda samimi bir görüş alışverişinde bulunmuştur.
- The staff exchanged frank opinions in the meeting.
Sami'nin daha fazla eleman işe alması gerekiyordu.
- Sami needed to hire more staff.
Tom yılın çoğunu Mary'nin Senato kampanyasında bir eleman olarak çalışarak geçirdi.
- Tom spent much of the year working as a staffer on Mary's Senate campaign.
Ofis çalışanları problemi çözmek için hızlı ve etkili çalıştılar.
- The office staff worked quickly and efficiently to resolve the problem.
... sometimes you need to be more flexible. My chief of staff, for instance, had two kids ...
... Clinton's ' Bill Clinton's chief of staff. This is an idea that's been around a long ...