Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

to rest in a state of reduced consciousness

listen to the pronunciation of to rest in a state of reduced consciousness
English - Turkish

Definition of to rest in a state of reduced consciousness in English Turkish dictionary

sleep
{f} uyumak

Çocuklar yerde uyumak zorunda kalacaklar gibi. - It seems that the children will have to sleep on the floor.

Bu oda uyumak için uygun değil. - This room is not suitable for sleeping.

sleep
{i} uyku

Bir insanın gecede sadece iki saatlik bir uyku ile yaşayıp yaşayamayacağını merak ediyorum. - I wonder whether man could live with only two hours' sleep a night.

Şair ölümü uykuya benzetti. - The poet compared death to sleep.

sleep
{i} uyuma

Günde en az yedi saat uyumak zorundayız. - We must sleep at least seven hours a day.

Pencereler açık uyuma. - Don't sleep with the windows open.

sleep
{f} uyuklamak
sleep
{f} kalmak

Evde kalmak ve bütün gün uyumak istiyorum. - I want to stay home and sleep all day.

Tom muhtemelen sadece evde kalmak ve uyumak istedi. - Tom probably wanted to just stay at home and go to sleep.

sleep
kesik kesik uyuma
sleep
{f} uyu

Günde en az yedi saat uyumak zorundayız. - We must sleep at least seven hours a day.

Kömür sobasıyla uyumamalısınız. Çünkü karbonmonoksit olarak adlandırılan çok zehirli bir gaz içerir. Kömür sobasıyla uyumak ölümle sonuçlanabilir. - You shouldn't sleep with a coal stove on because it releases a very toxic gas called carbon monoxide. Sleeping with a coal stove running may result in death.

sleep
broken sleep devamlı olmayan uyku
sleep
{f} (slept) uyumak
sleep
gece yarısından evvelki uyku
sleep
uyuşmak karıncalanmak
sleep
{i} kış uykusu
sleep
putto sleep yatırmak
sleep
{f} yatacak yer sağlamak
sleep
son uyku
sleep
{i} uyku hali
sleep
yatacak yer sağlam
sleep
(fiil) uyumak, uyuklamak, gecelemek, kalmak, fırıl fırıl dönmek, çok hızlı dönmek, yatacak yer sağlamak
English - English
sleep
to rest in a state of reduced consciousness

    Hyphenation

    to rest in a state of re·duced con·scious·ness

    Turkish pronunciation

    tı rest în ı steyt ıv ridust känşısnıs

    Pronunciation

    /tə ˈrest ən ə ˈstāt əv rēˈdo͞ost ˈkänsʜəsnəs/ /tə ˈrɛst ɪn ə ˈsteɪt əv riːˈduːst ˈkɑːnʃəsnəs/
Favorites