Vermek almaktan daha iyidir.
- It is better to give than to receive.
Sanırım o yeni bir bilgisayar almaktan mutlu olur.
- I think she would be happy to receive a new computer.
Tom henüz ziyaretçi kabul etmek için hazır değil.
- Tom isn't yet ready to receive visitors.
Noel Baba, Noel için bir kız arkadaş ağırlamak istiyorum.
- Santa Claus, I want to receive a girlfriend for Christmas.
Şirketin tepesine gelmek için, onun sıkı çalıştığını herkes biliyor.
- Everyone knows that he worked hard to get to the top of the company.
Bill ve John sohbet etmek için ayda bir kez bir araya gelmekten hoşlanıyorlar.
- Bill and John like to get together once a month to chat.
Yalnız yemek yemeye alışıyorum.
- I'm getting used to eating alone.
Helen yeterince yemek yemiyor ve zayıflıyor.
- Helen does not eat enough and she is getting thin.
Arabayla istasyondan amcamın evine varmak yaklaşık sadece beş dakika aldı.
- It took only about five minutes to get to my uncle's house from the station by car.
Hava kararmadan otele varmak istiyorum.
- I want to reach the hotel before it gets dark.
Annem akşam yemeğini hazırlamakla meşguldü.
- Mother was busy getting ready for dinner.
Bayan West kahvaltı hazırlamakla meşgul.
- Mrs. West is busy getting breakfast ready.
İstikrarlı bir iş bulmak zorundasın.
- You've got to get a steady job.
Neredeyse öğrenmek isteyebileceğin her dilde yerli konuşurlar tarafından hazırlanmış ses dosyalarını bulmak kolaylaşıyor.
- It's getting easier to find audio files by native speakers for almost any language you might want to study.
Who do you expect to get Christmas presents from?
- Who do you expect to receive Christmas presents from?
I received a bloody nose from the collision.
American football To be in a position to catch a forward pass.
... To start, we're jointly announcing today that new devices from these partners will receive ...
... And it will receive system updates promptly with every ...