O, protesto etmek için ağzını açmadı.
- He didn't open his mouth to protest.
Muhtemelen insanların gösterilere protesto etmek için değil, sadece kendilerini göstermek için gittiklerini demek istiyor.
- He probably meant that people only go to demonstrations to show themselves and not to protest.
Protestocular hükümetten reform talep etti.
- The protesters demanded government reform.
O, protesto etmek için ağzını açmadı.
- He didn't open his mouth to protest.
Temyize gitmemeye karar verdim.
- I've decided not to appeal.
Devlet, kararı temyiz etti.
- The state appealed the verdict.
Bence o gerçekten albenilidir.
- I think that's really appealing.
Güney'in protesto etmek için iyi bir nedeni olduğunu söyledi.
- He said the South had good reason to protest.
Amerikan işçileri protesto etmeye başladı.
- American workers began to protest.
Göstericiler sinagogu ateşe verdiler.
- The protesters burnt down the synagogue.
O, muhtemelen insanların gerçekten protesto yapmak yerine sadece boy göstermek için gösterilere gittiklerini kastediyordu.
- He probably meant that people go to demonstrations just to show up instead of actually protesting.
Tom yardım başvurusunda bulundu.
- Tom appealed for help.
Onlar yardım için bize başvurdular.
- They appealed to us for help.
İstifasını şirket politikasına itiraz ederek sundu.
- He submitted his resignation in protest of the company's policy.
Muhtemelen insanların gösterilere protesto etmek için değil, sadece kendilerini göstermek için gittiklerini demek istiyor.
- He probably meant that people only go to demonstrations to show themselves and not to protest.
Tom protesto etmek için ağzını açtı.
- Tom opened his mouth to protest.
I protest my innocence.
... You must call, you must not stop, you must protest ...