Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

to make empty; to deprive

listen to the pronunciation of to make empty; to deprive
English - Turkish

Definition of to make empty; to deprive in English Turkish dictionary

evacuate
tahliye etmek

Hâlâ tahliye etmek için zaman var. - There's still time to evacuate.

Tahliye etmek için hâlâ zamanımız var. - We still have time to evacuate.

evacuate
(Askeri) BOŞALTMAK: Personel, hayvan veya malzemeyi herhangi bir yerden veya mevkiden çekmek
evacuate
{f} (insanları) (bir yerden) almak, götürmek; (bir yeri) boşaltmak
evacuate
bağırsakları boşaltmak
evacuate
(Tıp) Vücuttan çıkarmak, boşaltmak
evacuate
boşalt

Sahil boyuncaki oteller boşaltıldı. - The hotels along the beach were evacuated.

Binada bir yangın var. Hemen boşaltmalıyız. - There's a fire in the building. We have to evacuate immediately.

evacuate
{f} (bağırsakları) boşaltmak
evacuate
havasını almak
evacuate
dışarı atmak
evacuate
ifraz etmek
evacuate
(neredense insanları) boşaltmak
evacuate
tehlikeden uzaklaştırmak
evacuate
{f} vücuttan dışarı atmak
evacuate
(İnşaat) boşaltma, tahliye etme
evacuate
{f} boşaltmak

Boşaltmak zorundayız. Bir tornado geliyor. - We have to evacuate. A tornado's coming.

English - English
evacuate