Sevmek kolay fakat sevilmek zordur.
- It is easy to love, but hard to be loved.
Cennette sevmek için bekleyebilirim.
- I can wait to love in heaven.
Aşk, sürekli olarak gizem ve sefalettir.
- Love is mystery and misery indefinitely.
Aşk dünyayı döndürür.
- Love makes the world go round.
Yoksulluk kapıdan içeri girdiğinde, sevgi pencereden dışarı uçar.
- When poverty comes in at the door, love flies out the window.
Anne sevgisi en muhteşem şeydir.
- Maternal love is the greatest thing.
Sevgilim beni sevmiyor.
- My lover doesn't love me.
Sevgili kız kardeşim, seni seviyorum.
- I love you, dear sister.
Tom bir aşk mektubu yazmasına yardım etmemi istedi.
- Tom asked me to help him write a love letter.
Yaramaz oğul, babasını sevdi.
- The mischievous son loved his dad.
Âşık olmak biraz zaman alır.
- Falling in love takes some time.
Âşık olmak için çok gençsin.
- You are too young to be in love.
Biz komşularımızı sevmeliyiz.
- We should love our neighbors.
Cennette sevmek için bekleyebilirim.
- I can wait to love in heaven.