Sadece sana şans dilemek istedim.
- I just wanted to wish you luck.
Sadece sana şans dilemek için uğradım.
- I just stopped by to wish you luck.
Onun arzusu iyi bir öğretmen olmaktır.
- Her wish is to become a good teacher.
Anne babasının arzusunun aksine şarkıcı oldu.
- He became a singer against his parents wishes.
O, sana en iyi dileklerini gönderdi.
- She sent you her best wishes.
Umarım dileklerin gerçekleşecektir.
- I hope your wishes will come true.
Onun isteklerinin aksine o onu yakarak kül etti.
- She cremated him against his wishes.
Babanızın çabuk iyileşmesi için isteklerim.
- My wishes for your father's rapid recovery.
O, yirmi yıl önce doğmuş olmayı diledi.
- She wished she had been born twenty years earlier.
Keşke olduğum gibi olmayı dilediğim zaman olduğum gibi olsam.
- I wish I were what I was when I wished I were what I am.
Romalılar, imparatorluğun çöküşünü istemedi, ama oldu.
- Romans did not wish for the fall of their empire, but it happened.
Ken onun İngilizcesini tazelemeyi istemektedir.
- Ken wishes to brush up his English.
Ken onun İngilizcesini tazelemeyi istemektedir.
- Ken wishes to brush up his English.
Jane İngiltere'de sumo görebilmeyi istemektedir.
- Jane wishes she could see sumo in England.