Karşılıklı çıkarlar bulursanız, birbirinizle anlaşırsınız.
- Find mutual interests, and you will get along with each other.
Birbirinizi tanıyor musunuz?
- Do you know each other?
İki köy birbirine bitişiktir.
- The two villages adjoin each other.
Tom ve Mary birbirine sürekli yalan söyler.
- Tom and Mary lie to each other all the time.
İki insan birbirlerini mükemmel şekilde anlıyorlardı, ve birbirlerinin güçlü niteliklerine karşılıklı saygıları vardı.
- The two men understood one another perfectly, and had a mutual respect for each other's strong qualities.
Onlar asla birbirlerini tekrar görmeyeceklerdi.
- They were never to see each other again.
Biz birbirimizi tanımıyoruz.
- We don't know each other.
Bu iki çizgi birbirini dik açıyla kesmektedir.
- These two lines cut across each other at right angles.
Ne zaman tekrar birbirimizi görebiliriz?
- When can we see each other again?
Biz birbirimizi tanımıyoruz.
- We don't know each other.
Maria and Robert loved each other.
... THAT MEANS WE NEVER GIVE UP ON EACH OTHER. ...
... smashing into each other and having an argument over who ...