to consider as an instance or example

listen to the pronunciation of to consider as an instance or example
English - Turkish

Definition of to consider as an instance or example in English Turkish dictionary

take
almak

Otobüs yolcuları almak için durdu. - The bus stopped to take on passengers.

Bankada paçayı yırtmak ve A52 yi almak zorundasın. - You'll have to get off at the bank and take the A52.

take
{f} götürmek

Bu kitapları kütüphaneye geri götürmek zorundayım. - I have to take these books back to the library.

Tom'u hastaneye götürmek zorunda kaldım. - I had to take Tom to the hospital.

take
{f} icap etmek
take
düşünce

what's your take? / what's your opinion? / what do you think? - Senin düşüncen/fikrin nedir?.

Lütfen ilk mesajıma bir göz atın ve bu konudaki düşüncelerinizi bana bildirin. - Please, take a look at my first post and let me know what you think about it.

Hayatı son sürat yaşamam için bu faydasız düşünceleri bırakmam gerek. - I need to drop these useless perceptions to take full throttle over my life.

take
{f} hissetmek
take
götür

Bu otobüs sizi müzeye götürecek. - This bus will take you to the museum.

Beni liderinize götürün. - Take me to your leader.

take
ahzetmek
take
kandırmak
take
çatmak
take
aşırmak
take
hasılat
take
gerektirmek
take
kazanmak

Kazanmak için ne gerektiğini biliyorum. - I know what it takes to win.

Önemli olan oyunda kazanmak değil, oyunun içinde yer almak. - The important thing is not to win the game, but to take part in it.

take
(içine) almak
take
istemek
take
{f} yapmak

Tango yapmak iki kişi gerektirir. - It takes two to tango.

Yürüyüş yapmak için bir süre dışarı çıkalım. - Let's get out for a while to take a walk.

take
{f} ölçmek

Ben senin ateşini ölçmek istiyorum. - I want to take your temperature.

take
{i} reaksiyon

Bir kimyasal reaksiyon bir veya daha fazla adımda gerçekleşir. - A chemical reaction takes place in one or more steps.

take
{f} tahammül etmek
take
{f} kaplamak
English - English
take

I've had a lot of problems recently. Take last Monday. The car broke down on the way to work. Then ...etc.

to consider as an instance or example

    Hyphenation

    to con·sid·er as an in·stance or ex·am·ple

    Turkish pronunciation

    tı kınsîdır äz ın înstıns ır îgzämpıl

    Pronunciation

    /tə kənˈsədər ˈaz ən ˈənstəns ər əgˈzampəl/ /tə kənˈsɪdɜr ˈæz ən ˈɪnstəns ɜr ɪɡˈzæmpəl/
Favorites