Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

to border upon; to tend; to incline; to come near; to approach

listen to the pronunciation of to border upon; to tend; to incline; to come near; to approach
English - Turkish

Definition of to border upon; to tend; to incline; to come near; to approach in English Turkish dictionary

verge
{i} sınır
verge
{i} kenar; sınır: on the verge of a cliff uçurumun kenarında. on the verge of the swamp bataklığın bittiği/başladığı yerde
verge
{f} eşiğinde olmak
verge
{f} sınırında olmak
verge
banket
verge
(yol/patika/vb.) kenar
verge
{i} piskopos asası
verge
halka daire
verge
sınırlamak
verge
"on" ile yaklaşmak
verge
{i} eşik
verge
on the verge of eşiğinde
verge
{i} eşik: on the
verge
{f} yaklaşmak
verge
(fiil) sınırında olmak, eşiğinde olmak, çalmak (renk), yaklaşmak, meyletmek
verge
{f} çalmak (renk)
verge
(Tıp) Dairehalka
verge
{i} sütun gövdesi
verge
verge yaklaş
English - English
verge
to border upon; to tend; to incline; to come near; to approach
Favorites