Düşen faiz oranları otomobil pazarını canlandırdı.
- Falling interest rates have stimulated the automobile market.
Kredinin %8 faizi vardır.
- The loan bears an 8% interest.
Üreme benim ilgimi çekmiyor.
- Procreation does not interest me.
Çocuklar bazen sırf ilgi çekmek için ağlarlar.
- Children often cry just to attract attention.
Seni ilgilendirebilecek bir şeyim var.
- I have something that might interest you.
Seçtiğim şeyin beni ilgilendirmediğini anladım.
- I realized that what I had chosen didn't really interest me.
Dikkat çekmek için kendine bir şey yapma.
- Don't do anything to attract attention to yourself.
Tom dikkat çekmek istemiyordu.
- Tom didn't want to attract attention.