Bir gök gürültüsü beni afallattı.
- I was taken aback by a thunderclap.
Dün gece gök gürültüsü ve şimşek vardı.
- There was thunder and lightning last night.
Siyah bulutlar gelen gök gürültülü fırtınayı bildirdi.
- Black clouds announced the coming thunderstorm.
Gök gürültülü fırtınaları sever misin?
- Do you like thunderstorms?
Gökgürültülü fırtınalardan gerçekten korkarım.
- I'm really scared of thunderstorms.
Gök gürlediğinde korkarım.
- I get scared when it thunders.
Hava çok sıkıntılı;sanırım kısa süre içinde gök gürleyecek.
- It's so muggy; I think it will thunder in a short while.
Fırtınalar korkutucu.
- Thunderstorms are scary.
Fırtınalar tahmin edilmektedir.
- Thunderstorms are predicted.
Sağanak dün posta dağıtımını geciktirdi.
- The thunderstorm yesterday delayed the delivery of the mail.
Sağanak yağmur nedeniyle maç durduruldu.
- The match was stopped due to a thunderstorm.
A thundering amount of work.
Off in the distance, he heard the thunder of hoofbeats, signalling a stampede.
Thunder is preceded by lightning.''.