O her zaman koyu giysiler giyer.
- He always wears dark clothes.
Çıkardığın giysileri dikkatlice yerine koy.
- Stow away carefully the clothes you removed.
Elbiselerim ıslandı bu yüzden onları çıkardım.
- My clothes get wet so I took off them.
Lütfen elbiselerinizi çıkarınız.
- Take your clothes off, please.
Hangisi daha iyi, kırmızı iplik mi yoksa beyaz iplik mi?
- Which is better, red thread or white thread?
Babaannem eğildi ve bir iğne ve iplik aldı.
- My grandma stooped down and picked up a needle and thread.
İğneye iplik geçiremediğim için dikiş dikmeyi sevmiyorum.
- I don't like sewing because I can't thread the needle.
Tom en azından haftada bir kez çamaşırları yıkar.
- Tom washes clothes at least once a week.
Valiz kirli çamaşırlardan başka bir şey içermiyordu.
- The suitcase contained nothing but dirty clothes.
O, Japon giysilerin içinde daha iyi görünüyor.
- She looks better in Japanese clothes.
Giysileri satın almak için para kullanırım.
- I use money for buying clothes.
Let him go on. Do not interrupt him. He cannot go back, and maybe could not proceed at all if once he lost the thread of his thought..
thread a needle.
... uncover the silk threads instincts ...