Okulu bitirdikten sonra yurtdışında eğitim yapacağım.
- I will study abroad when I have finished school.
İşini bitirdikten birkaç dakika sonra, o yatmaya gitti.
- A few minutes after he finished his work, he went to bed.
Bob bitiş çizgisine ilk önce ulaştı.
- Bob reached the finish line first.
Tom bitiş çizgisini geçen son kişiydi.
- Tom was the last one to cross the finish line.
Biz yarına kadar parti hazırlıklarını bitirmek zorundayız.
- We have to finish preparations for the party by tomorrow.
İşi tek başıma bitirmek istiyorum.
- I want to finish the work on my own.
Raporla işim bitmek üzere.
- I'm just about finished with the report.
Burada işimiz neredeyse bitmek üzere.
- We're just about finished here.
Ben şimdi son rötuşları yapıyorum.
- I'm adding the finishing touches now.
Birkaç son rötuş eklerim.
- I add a few finishing touches.
Yet they did not pretend to be members of ‘the quality’, the people of fashion, the cosmopolitan beau monde or the ton, although they were not above harping on their exalted acquaintances among the nobility or the antiquity of their lineage when they saw fit.