the same of

listen to the pronunciation of the same of
English - Turkish
aynısı
the same
{i} tıpkı
the same
{i} farketmez
the same
{i} değişmemiş
the same
{i} aynı

Ana ve çocuk özel ihtimam ve yardım görmek hakkını haizdir. Bütün çocuklar, evlilik içinde veya dışında doğsunlar, aynı sosyal korunmadan faydalanırlar. - Motherhood and childhood are entitled to special care and assistance. All children, whether born in or out of wedlock, shall enjoy the same social protection.

Bir insanın kalbi, yaklaşık olarak yumruğuyla aynı boyuttadır. - A person's heart is approximately the same size as their fist.

the same
{i} aynen
the same
{i} aynı şekilde

Herkes aynı şekilde düşünüyor. - Everyone thinks the same way.

O, işi babasının yaptığı gibi aynı şekilde yaptı. - He did business in the same manner as his father did.

the same
{i} farksız
same of
aynı
the same
aynı kişi
the same
aynısı
English - English

Definition of the same of in English English dictionary

the same
idem
The same
ilk
the same
{i} same thing as mentioned before