Oda bu amaç için gayet uygun.
- The room is perfectly suitable for this purpose.
Para kazanmak hayatındaki asıl amaçtır.
- Making money is his main purpose in life.
Araştırma amaçları için bir oda ayırın.
- Allocate a room for research purposes.
Ziyaretinizin amacı nedir?
- What's the purpose of your visit?
O, resim eğitimi amacıyla Paris'e gitmeye karar verdi.
- He decided to go to Paris for the purpose of studying painting.
Yolculuğunun amacı nedir?
- What's the purpose of your trip?
Biz kasıtlı olarak onun sırasını atladık.
- We skipped his turn on purpose.
Vazoyu kasıtlı olarak kırdım.
- I broke the vase on purpose.
Bunu mahsus yapıyorsun!
- You're doing it on purpose!
Okumaktan asıl maksadın ne olursa olsun, kitaplar sana her zaman memnuniyet ve tatminkârlık duygusu verecektir.
- No matter what your main purpose is in reading, books should never fail to provide contentment and satisfaction.
Bunu kasten yapıyorsun!
- You're doing it on purpose!
Bunu kasten yaptın, değil mi?
- You did this on purpose, didn't you?
... So the third purpose is to support also some practical ...
... of the government. For what purpose it was put in place, I can't imagine. But it's ...